Aile Danışmanlığı Eğitimi Kaç Saat Olmalı?
Aile danışmanlığı alanında çalışmak isteyenlerin en çok merak ettiği konulardan biri de “Eğitim kaç saat olmalı?” sorusudur. Bu soru yalnızca bir tercih meselesi değildir; tamamen resmî mevzuat ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın belirlediği standartlara dayanır.
Bu nedenle aile danışmanlığı eğitimine başlamadan önce saat kriterlerini doğru anlamak büyük önem taşır.
Aşağıda aile danışmanlığı eğitiminin kaç saat olması gerektiğini, neden bu kadar kapsamlı olduğunu ve kısa programların neden geçersiz sayıldığını bütün yönleriyle açıklıyoruz.
1. Yasal Düzenlemelere Göre Eğitim Süresi Kaç Saat Olmalı?
Aile danışmanı unvanı kazanmak için gereken eğitim süresi resmi olarak minimum 1000 saat olarak belirlenmiştir. Bu süre, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın çalışmalarında ve üniversitelerin uygulama standartlarında açık şekilde ifade edilir.
Bu 1000 saatlik eğitim üç ana kategoriye ayrılır:
-
Teorik eğitim
-
Uygulamalı eğitim
-
Süpervizyon
Bu nedenle 200, 300, 500 saatlik programlar yasal olarak aile danışmanı yetkisi vermez.
2. Neden 1000 Saat Zorunludur?
Aile danışmanlığı ciddi bir uzmanlık alanıdır ve danışmanların şu becerilere sahip olması gerekir:
-
Travma, kayıp, istismar gibi hassas konularda bilgi
-
Çift ilişkileri ve çatışma yönetimi
-
Çocuk ve ergen danışmanlığı
-
Klinik görüşme teknikleri
-
Psikolojik test uygulamaları
-
Terapi ekolleri (BDT, çözüm odaklı, duygu odaklı vb.)
-
Aile sistemi analizi
-
Aile oturumları yönetimi
-
Etik ilkeler
Bu beceriler kısa eğitimlerle kazanılamaz.
Bu nedenle 1000 saatlik yapı, hem akademik hem uygulamalı içeriklerin dengeli bir şekilde verilmesini ve mezunların sahaya hazır olmasını sağlar.
3. 1000 Saatlik Eğitim Hangi İçerikleri Kapsar?
Kent Üniversitesi’nin programı gibi yetkili kurumlarda verilen 1000 saatlik eğitim şu modülleri içerir:
-
Aile danışmanlığı kuramları
-
Aile ve evlilik süreçleri
-
Gelişim psikolojisi
-
Aile danışmanlığında ilk görüşme
-
Travma, ihmal, istismar
-
Evlilik öncesi danışmanlık
-
Çift terapisi
-
Duygu odaklı terapi
-
Cinsel terapi
-
Çocuk/ergen terapilerinde BDT
-
Kısa süreli çözüm odaklı terapi
-
Kum terapisi
-
Filial terapi
-
Pozitif psikoloji, mindfulness
-
Objektif ve projektif testler
-
MMPI, WAIS, WISC-R
-
Aile dizimi
-
Süpervizyon süreçleri
-
Klinik görüşme teknikleri
Bu modüller hem teorik hem pratik uzmanlık içerir.
4. Süpervizyon Neden Eğitim Saatine Dahildir?
Süpervizyon aile danışmanlığının en kritik aşamalarından biridir.
Çünkü bir danışmanın gerçek vakalarla nasıl çalışacağını öğrenebilmesi için:
-
Uzman bir eğitmenle vaka analizi yapması
-
Rol-play uygulamalarına katılması
-
Danışan sürecini yapılandırmayı deneyimlemesi gerekir
Bu nedenle süpervizyon, toplam 1000 saatlik eğitimin zorunlu parçasıdır.
Süpervizyon almayan bir kişi aile danışmanı unvanı kullanamaz.
5. Daha Az Saatlik Programlar Neden Yetersizdir?
500 saatlik, 320 saatlik veya kısa süreli aile danışmanlığı eğitimleri:
-
Yasal olarak geçerli değildir
-
E-Devlet’e işlenmez
-
Aile danışmanı unvanı kazandırmaz
-
Özel kurumlar dahil hiçbir resmi alanda kullanılmaz
-
Uygulama ve süpervizyon içermediği için mesleki yetkinlik sağlamaz
Bu nedenle aile danışmanı olmak isteyen kişilerin yalnızca resmi eğitim programlarını tercih etmeleri gerekir.
6. 1000 Saatlik Eğitim Sonunda Hangi Yetkiler Kazanılır?
Kent Üniversitesi gibi yetkili üniversitelerden alınan 1000 saatlik sertifika sayesinde mezunlar:
-
Aile danışmanı olarak görev yapabilir
-
Özel aile danışmanlığı merkezlerinde çalışabilir
-
Kamu projelerinde yer alabilir
-
STK, sosyal hizmet merkezleri ve danışmanlık birimlerinde görev alabilir
-
Kendi aile danışmanlığı merkezini açabilir
Bu yetkiler yalnızca resmî 1000 saatlik sertifikaya sahip olanlara verilir.
7. Sonuç: Aile Danışmanlığı Eğitimi Mutlaka 1000 Saat Olmalıdır
Aile danışmanlığı eğitimi, mevzuat gereği 1000 saatlik kapsamlı bir program olmak zorundadır. Bu süre bilimsel, etik ve uygulamalı becerilerin kazanılması için profesyonel standartlar doğrultusunda belirlenmiştir.
Dolayısıyla aile danışmanı olmak isteyenlerin kısa eğitimlere yönelmesi hem yasal hem mesleki açıdan uygun değildir.
En doğru yol; üniversite onaylı, E-Devlet’te sorgulanabilir, uygulama ve süpervizyon içeren bir program tercih etmektir.