EMDR Nedir? Aşamaları, Temel Kavramları ve Uygulama Süreci
EMDR Nedir? Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme Yaklaşımı
EMDR, bireyin zorlayıcı yaşam deneyimleriyle bağlantılı anıları, düşünceleri, duyguları ve bedensel tepkileri yapılandırılmış bir psikoterapi süreci içinde ele alan bir yaklaşımdır. İngilizce “Eye Movement Desensitization and Reprocessing” ifadesinin baş harflerinden oluşan EMDR, Türkçede “Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme” olarak adlandırılır.
EMDR yaklaşımı yalnızca göz hareketlerinden oluşmaz. Danışanın öyküsünün alınması, terapiye hazırlanması, çalışılacak anının ve ilişkili bileşenlerin belirlenmesi, çift yönlü uyarımın kullanılması, yeniden işleme sürecinin izlenmesi ve seansın güvenli biçimde tamamlanması gibi birbirini takip eden aşamaları içerir.
EMDR’nin kuramsal temelleri, Adaptif Bilgi İşleme Modeli, sekiz aşamalı protokolü, hedef belirleme, kaynak geliştirme ve yeniden işleme süreçleri hakkında bilgi edinmek isteyenler EMDR Sertifika Programı sayfasındaki güncel program bilgilerini inceleyebilir.
EMDR Nedir?
EMDR, geçmişte yaşanan zorlayıcı deneyimlerin günümüzde oluşturduğu psikolojik etkileri ele almak amacıyla kullanılan yapılandırılmış bir psikoterapi yaklaşımıdır. Yaklaşımda kişinin yalnızca olayla ilgili düşünceleri değil; duyguları, bedensel duyumları, zihinsel görüntüleri ve kendisiyle ilgili geliştirdiği inançlar da değerlendirilir.
Bazı zorlayıcı deneyimler geçmişte kalmış olsa da kişi benzer bir durumla karşılaştığında olay yeniden yaşanıyormuş gibi yoğun bir tepki verebilir. Belirli görüntüler, sesler, kokular, kişiler, ortamlar veya bedensel duyumlar geçmişteki anıyla bağlantılı tepkileri harekete geçirebilir.
EMDR çalışmasında amaç anıyı silmek veya kişiye yaşanan olayı unutturmak değildir. Anının bugünkü yaşam üzerindeki rahatsız edici etkisinin azaltılması ve geçmişteki deneyimin daha uyumlu bilgilerle bağlantı kurabilecek biçimde yeniden işlenmesi hedeflenir.
EMDR’nin Açılımı Nedir?
EMDR’nin İngilizce açılımı “Eye Movement Desensitization and Reprocessing” şeklindedir. Türkçe karşılığı ise “Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme”dir.
Yaklaşımın adında göz hareketleri yer alsa da EMDR yalnızca gözlerin sağa ve sola hareket ettirildiği bir teknik değildir. Göz hareketleri, bazı uygulamalarda kullanılan çift yönlü uyarım yöntemlerinden biridir. Terapötik değerlendirme, hazırlık, hedef belirleme ve yeniden işleme gibi diğer aşamalar olmadan tek başına göz hareketleri EMDR psikoterapisi olarak değerlendirilmez.
Adaptif Bilgi İşleme Modeli Nedir?
EMDR yaklaşımının kuramsal çerçevesinde Adaptif Bilgi İşleme Modeli önemli bir yere sahiptir. Bu modele göre insan zihni, yaşanan deneyimleri mevcut bilgilerle ilişkilendirerek anlamlandırma ve uyumlu biçimde belleğe yerleştirme eğilimindedir.
Günlük yaşamda karşılaşılan birçok olay zaman içinde işlenir. Kişi olaydan öğrendiklerini korurken yaşadığı duygusal yoğunluk genellikle azalır. Ancak son derece zorlayıcı, tehdit edici veya kişinin başa çıkma kapasitesini aşan bazı deneyimler yeterince işlenmeden kalabilir.
Yeterince işlenemeyen bir anı; olayla ilişkili görüntüler, olumsuz düşünceler, yoğun duygular ve bedensel tepkilerle birlikte tetiklenebilir. Kişi olayın geçmişte gerçekleştiğini bilmesine rağmen bedensel ve duygusal olarak tehlike hâlâ devam ediyormuş gibi hissedebilir.
EMDR’de yeniden işleme çalışması, geçmiş deneyimin daha uyumlu bilgi ağlarıyla bağlantı kurmasını desteklemeyi amaçlar. Böylece kişi olayı hatırlamaya devam edebilir ancak anının bugünkü etkisi ve taşıdığı olumsuz anlam değişebilir.
Travmatik Anılar Nasıl Etki Gösterebilir?
Travmatik veya yoğun biçimde zorlayıcı deneyimler her kişide aynı etkiyi oluşturmaz. Yaşanan olayın niteliği, kişinin yaşı, önceki deneyimleri, sosyal destek kaynakları, olay sonrasındaki koşullar ve bireysel başa çıkma kapasitesi bu etkileri şekillendirebilir.
İşlenmemiş veya yeterince bütünleştirilememiş deneyimlerle bağlantılı olarak şu belirtiler görülebilir:
- Olayla ilişkili görüntülerin istemsiz biçimde zihne gelmesi
- Kâbuslar veya uyku güçlükleri
- Belirli kişilerden, ortamlardan veya durumlardan kaçınma
- Yoğun korku, kaygı, utanç, suçluluk veya öfke
- Kolay irkilme ve sürekli tetikte olma
- Bedensel gerginlik ve uyarılma
- Olayın yeniden gerçekleşeceği hissi
- Kişinin kendisiyle ilgili olumsuz inançlar geliştirmesi
- Günlük işlevsellikte ve ilişkilerde güçlük yaşaması
Bu belirtilerden birinin bulunması tek başına belirli bir psikolojik tanı oluşturmaz. Belirtilerin kapsamı, süresi ve kişinin yaşamına etkisi ruh sağlığı uzmanı tarafından değerlendirilmelidir.
EMDR’de Hedef Anı Nasıl Belirlenir?
EMDR sürecinde üzerinde çalışılacak deneyim rastgele seçilmez. Danışanın başvuru nedeni, geçmiş yaşam deneyimleri, güncel tetikleyicileri ve gelecekte karşılaşabileceği durumlar değerlendirilerek terapi planı oluşturulur.
Hedef anı belirlenirken genel olarak şu bileşenler incelenebilir:
- Olayı temsil eden rahatsız edici görüntü
- Kişinin olayla bağlantılı olarak kendisi hakkında düşündüğü olumsuz inanç
- Yerleşmesi hedeflenen daha uyumlu veya olumlu inanç
- Anıyla bağlantılı duygular
- Rahatsızlığın öznel yoğunluğu
- Bedende hissedilen duyumların yeri ve niteliği
Hedef belirleme yalnızca olayı adlandırmak anlamına gelmez. Anının kişi açısından taşıdığı anlamın, oluşturduğu duygusal tepkinin ve bedensel deneyimin birlikte değerlendirilmesi gerekir.
Olumsuz ve Olumlu Bilişler Nelerdir?
EMDR değerlendirmesinde kişinin hedef anıyla bağlantılı olarak kendisi hakkında geliştirdiği olumsuz düşünceler ele alınabilir. “Güvende değilim”, “Güçsüzüm”, “Kontrol bende değil” veya “Değersizim” gibi ifadeler, olayın kişi açısından taşıdığı olumsuz anlamı yansıtabilir.
Olumlu biliş ise kişinin anıyla bağlantılı olarak inanmak istediği daha uyumlu düşüncedir. “Artık güvendeyim”, “Seçim yapabilirim”, “Elimden geleni yaptım” veya “Değerliyim” gibi ifadeler buna örnek verilebilir.
Bu ifadeler uygulayıcı tarafından danışana dayatılmaz. Kullanılacak bilişlerin kişinin deneyimiyle ilişkili, gerçekçi ve kendi ifadeleriyle uyumlu olması önemlidir.
Bilateral Uyarım Nedir?
Bilateral uyarım, dikkatin bedenin veya algısal alanın iki tarafı arasında dönüşümlü biçimde yönlendirilmesini ifade eder. EMDR uygulamalarında çift yönlü göz hareketleri, dönüşümlü sesler veya uygun koşullarda dönüşümlü dokunsal uyarımlar kullanılabilir.
Uyarım türü danışanın ihtiyaçları, tercihleri, fiziksel özellikleri ve uygulayıcının değerlendirmesi doğrultusunda belirlenir. Her danışanda aynı uyarım yönteminin kullanılması gerekmez.
Çift yönlü uyarım EMDR protokolünün bir bileşenidir ancak yaklaşımın tamamı değildir. Danışanın sürece hazırlanması, uygun hedefin belirlenmesi, güvenliğin değerlendirilmesi ve seans sonrasında stabilizasyonun sağlanması da temel öneme sahiptir.
EMDR’nin Sekiz Aşaması Nelerdir?
Standart EMDR yaklaşımı sekiz aşamalı bir protokol çerçevesinde ele alınır. Bu aşamalar katı ve mekanik bir sıradan çok, güvenli ve sistemli bir terapi sürecinin bileşenleri olarak değerlendirilmelidir.
1. Danışan Öyküsü ve Terapi Planlaması
İlk aşamada danışanın başvuru nedeni, yaşam öyküsü, mevcut belirtileri, güçlü yönleri, destek kaynakları ve risk faktörleri değerlendirilir. Geçmiş olaylar, güncel tetikleyiciler ve gelecekte ele alınması gereken durumlar arasında bağlantılar kurulabilir.
Her rahatsız edici anı doğrudan yeniden işlemeye alınmaz. Danışanın psikolojik durumu, güvenliği, duygusal düzenleme kapasitesi ve terapiye uygunluğu göz önünde bulundurularak bir çalışma planı hazırlanır.
2. Hazırlık
Hazırlık aşamasında danışana EMDR süreci açıklanır ve uygulamanın nasıl ilerleyeceği hakkında bilgi verilir. Danışanın soruları yanıtlanır, süreç üzerindeki kontrolü ve durdurma hakkı açıklanır.
Bu aşamada kişinin yoğun duygularla karşılaştığında kullanabileceği stabilizasyon ve kendini düzenleme becerileri üzerinde çalışılabilir. Güvenli veya sakin bir yer imgelemesi, nefes farkındalığı, çevreye yönelim ve kaynak geliştirme uygulamaları danışanın ihtiyaçlarına göre ele alınabilir.
3. Değerlendirme
Değerlendirme aşamasında hedef anı ve onun temel bileşenleri belirlenir. Anıyı temsil eden görüntü, olumsuz biliş, istenen olumlu biliş, duygular, rahatsızlık düzeyi ve bedensel duyumlar değerlendirilir.
Bu bilgiler, yeniden işleme sürecinin başlangıç noktasını oluşturur. Kullanılan ölçümlerin amacı kişinin deneyimini tek bir sayıya indirgemek değil, süreç içindeki değişimi izlemektir.
4. Duyarsızlaştırma
Duyarsızlaştırma aşamasında danışan hedef anının belirlenen bileşenlerine odaklanırken çift yönlü uyarım setleri uygulanabilir. Her setin ardından danışanın zihninde, duygularında veya bedeninde ortaya çıkan değişiklikler izlenir.
Danışandan belirli bir sonuca ulaşması veya düşüncelerini zorla değiştirmesi beklenmez. Süreçte ortaya çıkan görüntüler, çağrışımlar, duygular ve bedensel tepkiler terapötik çerçeve içinde takip edilir.
5. Yerleştirme
Yerleştirme aşamasında hedef anıyla bağlantılı daha uyumlu olumlu bilişin güçlendirilmesi üzerinde çalışılır. Kişinin olumlu düşünceye ne ölçüde inanabildiği değerlendirilir ve bu düşüncenin anıyla bütünleşmesi desteklenir.
Amaç gerçekçi olmayan veya aşırı olumlu bir düşünce oluşturmak değildir. Olumlu bilişin kişinin mevcut yaşam koşullarıyla ve terapi sürecinde ortaya çıkan yeni bakış açısıyla uyumlu olması gerekir.
6. Beden Tarama
Beden tarama aşamasında danışandan hedef anıyı ve olumlu bilişi birlikte düşünürken bedeninde kalan rahatsız edici bir duyum bulunup bulunmadığını fark etmesi istenir.
Kaslarda gerginlik, göğüste baskı, karında sıkışma veya farklı bedensel duyumlar ortaya çıkabilir. Bu duyumların tıbbi belirtilerden ayırt edilmesi ve gerekli durumlarda uygun sağlık değerlendirmesine başvurulması önemlidir.
7. Kapanış
Kapanış aşamasında danışanın seansı dengeli ve güvenli bir durumda tamamlaması hedeflenir. Hedef anı üzerindeki çalışma tamamlanmamışsa danışanın seans sonrasında ortaya çıkabilecek deneyimlere hazırlanması gerekir.
Gerektiğinde hazırlık aşamasında öğrenilen stabilizasyon ve kaynak geliştirme becerileri kullanılır. Danışana seanslar arasında fark ettiği düşünce, duygu, rüya veya bedensel tepkileri not etmesi önerilebilir.
8. Yeniden Değerlendirme
Bir sonraki görüşmede önceki çalışmanın etkileri değerlendirilir. Hedef anıyla bağlantılı rahatsızlık düzeyi, olumlu bilişin gücü, yeni çağrışımlar ve güncel yaşamda ortaya çıkan değişiklikler gözden geçirilir.
Yeniden değerlendirme, çalışmanın tamamlanıp tamamlanmadığının ve terapi planında hangi hedefe geçileceğinin belirlenmesine yardımcı olur.
EMDR’de Kaynak Geliştirme Nedir?
Kaynak geliştirme, danışanın kendisini daha güvenli, dengeli, yeterli veya desteklenmiş hissetmesine yardımcı olan içsel ve dışsal unsurların belirlenmesini içerir.
Bir kaynak şu unsurlardan biri olabilir:
- Güven veren bir kişi veya ilişki
- Kişinin kendisini rahat hissettiği bir yer
- Geçmişte başarıyla başa çıkılan bir deneyim
- Kişiye güç veya yeterlilik hissi veren bir anı
- Destekleyici bir zihinsel imge
- Bedende daha dengeli hissedilen bir alan
- Kişisel değerler, beceriler veya güçlü yönler
Kaynak geliştirme, zorlayıcı deneyimlerin görmezden gelinmesi anlamına gelmez. Danışanın travmatik materyalle çalışırken sahip olduğu dayanıklılık ve düzenleme kapasitesine erişebilmesini destekler.
EMDR’de Stabilizasyon Neden Önemlidir?
Stabilizasyon, kişinin yoğun duygular ve bedensel tepkiler karşısında mevcut ana yeniden yönelebilmesini ve işlevselliğini koruyabilmesini destekleyen çalışmaların genel adıdır.
Her danışanın hazırlık ve stabilizasyon ihtiyacı aynı değildir. Bazı kişiler kısa bir hazırlık sürecinden sonra hedef anılarla çalışabilirken bazı kişilerin daha uzun süre kaynak geliştirme ve duygu düzenleme becerileri üzerinde çalışması gerekebilir.
Yeniden işleme çalışmalarına gereğinden hızlı geçilmesi kişinin tolere edebileceğinden daha yoğun bir duygusal uyarılma yaşamasına neden olabilir. Bu nedenle süreç standart bir süreye göre değil, danışanın ihtiyaçları ve klinik değerlendirme doğrultusunda planlanmalıdır.
EMDR ve Beden Odaklı Farkındalık
EMDR’de bedensel duyumlar değerlendirme ve yeniden işleme sürecinin önemli bileşenleri arasında yer alır. Hedef anıyla bağlantılı gerginlik, baskı, sıcaklık, soğukluk, uyuşma veya hareket etme ihtiyacı gibi deneyimler gözlemlenebilir.
Bedensel duyumların fark edilmesi, kişinin yaşadığı psikolojik deneyimin fizyolojik yönlerini tanımasına yardımcı olabilir. Ancak bedensel belirtiler yalnızca psikolojik nedenlere bağlanmamalıdır. Devam eden veya kaygı oluşturan fiziksel belirtiler için uygun sağlık profesyonellerine başvurulması gerekir.
Travma ve stresin bedensel boyutlarını daha ayrıntılı inceleyen yaklaşımlar hakkında bilgi edinmek isteyenler Somatik Deneyimleme Sertifika Programı içeriğini de inceleyebilir.
EMDR Hangi Durumlarda Kullanılabilir?
EMDR, travmatik deneyimler ve bu deneyimlerle bağlantılı psikolojik belirtilerle yakından ilişkilendirilen bir yaklaşımdır. Farklı danışan gruplarında ve farklı psikolojik güçlüklerde kullanımı profesyonel değerlendirme doğrultusunda ele alınabilir.
EMDR yaklaşımının gündeme gelebileceği alanlar arasında şunlar bulunabilir:
- Travmatik yaşam deneyimleri
- Travma sonrası stres belirtileri
- Kazalar ve doğal afetlerle bağlantılı psikolojik etkiler
- Şiddet veya istismar yaşantıları
- Kayıp ve yas süreçleri
- Kaygıyla ilişkili bazı güçlükler
- Belirli korkular ve fobiler
- Geçmiş deneyimlerle bağlantılı olumsuz benlik inançları
- Güncel yaşamda tekrarlanan tetikleyici durumlar
- Performansla ilişkili zihinsel engeller
Belirli bir sorunun bulunması EMDR’nin her kişi için otomatik olarak uygun olduğu anlamına gelmez. Terapi yaklaşımı kişinin ihtiyaçları, belirtileri, güvenliği, tercihleri ve genel klinik değerlendirme doğrultusunda belirlenmelidir.
EMDR Yalnızca Travma Sonrası Stres İçin mi Kullanılır?
EMDR en çok travma ve travma sonrası stres belirtileriyle ilişkilendirilse de yaklaşımın farklı psikolojik sorunlardaki kullanımı da ele alınmaktadır. Ancak her sorun için aynı protokolün kullanılması veya yöntemin bütün danışanlarda aynı sonucu vermesi beklenmemelidir.
Fobi, kaygı, yas veya performans sorunları gibi alanlarda çalışılırken hedef anılar, güncel tetikleyiciler ve gelecekteki durumlar farklı biçimde kavramsallaştırılabilir. Uygulayıcının ilgili problem alanında yeterli klinik bilgiye ve mesleki yetkinliğe sahip olması gerekir.
EMDR ile Maruz Bırakma Aynı Şey midir?
EMDR ile maruz bırakmaya dayalı terapi yöntemleri arasında travmatik anıların ele alınması bakımından bazı benzerlikler bulunabilir. Ancak iki yaklaşımın kuramsal açıklamaları, uygulama protokolleri ve seans içindeki çalışma biçimleri aynı değildir.
EMDR’de danışanın olayı baştan sona ayrıntılı biçimde ve tekrar tekrar anlatması her durumda zorunlu değildir. Çalışma; hedef görüntü, biliş, duygu, bedensel duyum ve süreç sırasında ortaya çıkan çağrışımlar üzerinden ilerleyebilir.
Hangi yöntemin uygun olduğu kişinin ihtiyaçlarına, terapi hedeflerine ve uygulayıcının klinik değerlendirmesine göre belirlenmelidir.
EMDR ile Bilişsel Davranışçı Yaklaşımlar Arasındaki İlişki
EMDR ve bilişsel davranışçı yaklaşımlar düşünceler, duygular, bedensel tepkiler ve davranışlar arasındaki ilişkilere önem verir. Bununla birlikte kullandıkları kuramsal modeller ve uygulama teknikleri birbirinden farklı olabilir.
EMDR’de anıyla bağlantılı olumsuz bilişler değerlendirilse de süreç yalnızca düşüncelerin sözlü biçimde sorgulanmasına dayanmaz. Çift yönlü uyarım eşliğinde yeniden işleme, çağrışımların izlenmesi ve bedensel duyumların değerlendirilmesi yaklaşımın önemli bileşenleridir.
Farklı yapılandırılmış psikoterapi yaklaşımlarını incelemek isteyenler Diyalektik Davranış Terapisi Sertifika Programı üzerinden kabul, duygu düzenleme ve davranış değişikliği temelli çalışmalara ilişkin bilgi edinebilir.
Çocuklarda EMDR Nasıl Ele Alınır?
Çocuklarla yürütülen EMDR çalışmalarında gelişim düzeyi, sözel ifade becerileri, aile sistemi ve çocuğun güvenliği dikkate alınır. Yetişkinlerde kullanılan açıklamalar ve uygulamalar çocuğun yaşına uygun hâle getirilmelidir.
Oyun, resim, hikâye, semboller ve yaşa uygun metaforlar çocuğun deneyimini ifade etmesine yardımcı olabilir. Çift yönlü uyarım yöntemleri de çocuğun özelliklerine ve tercihlerine göre uyarlanabilir.
Ebeveynlerin veya bakım verenlerin sürece hangi düzeyde dâhil edileceği çocuğun yaşı, güvenliği ve terapi hedefleri doğrultusunda belirlenir. Çocuğun yaşadığı güçlük yalnızca bireysel bir sorun olarak değil, aile ve çevre koşulları içinde de değerlendirilmelidir.
Ergenlerde EMDR Uygulamaları
Ergenlik döneminde yaşanan ilişkisel güçlükler, akademik baskı, zorbalık, kayıp, kaza veya farklı zorlayıcı deneyimler yoğun psikolojik etkiler oluşturabilir. EMDR çalışmaları ergenin gelişim özellikleri, kimlik süreci ve sosyal çevresi dikkate alınarak planlanmalıdır.
Ergenin terapiye aktif katılımı, sınırlarının korunması ve süreç hakkında anlaşılır biçimde bilgilendirilmesi önemlidir. Aileyle paylaşılacak bilgilerin kapsamı ve gizliliğin sınırları çalışmanın başında açıklanmalıdır.
Yetişkinlerde EMDR Uygulamaları
Yetişkinlerle yürütülen EMDR sürecinde geçmiş yaşam deneyimleri, güncel tetikleyiciler, ilişki örüntüleri, çalışma yaşamı, sağlık durumu ve mevcut destek kaynakları birlikte değerlendirilebilir.
Geçmişte yaşanan bir olayla bağlantılı olumsuz inançlar güncel ilişkilerde, karar verme süreçlerinde veya performans gerektiren durumlarda yeniden etkinleşebilir. Terapi planında geçmiş hedefler kadar güncel tetikleyiciler ve gelecekte benzer durumlarla karşılaşıldığında kullanılabilecek yeni tepkiler de ele alınabilir.
EMDR Seansı Sırasında Neler Yaşanabilir?
EMDR seansı sırasında kişinin zihnine görüntüler, anılar, düşünceler veya çağrışımlar gelebilir. Duyguların yoğunluğunda ve bedensel duyumlarda değişiklikler yaşanabilir. Bazı kişiler yeni bir bakış açısı geliştirirken bazıları sürecin daha yavaş ilerlediğini fark edebilir.
Her seansın aynı biçimde ilerlemesi beklenmez. Danışanın deneyimi, çalışılan hedefin özellikleri ve terapiye hazırlık düzeyi süreci etkileyebilir.
Danışan uygulama sırasında istediği zaman duraklama talep edebilmelidir. Terapistin danışanın tepkilerini izlemesi, çalışma hızını düzenlemesi ve kişinin tolerans kapasitesini gözetmesi gerekir.
EMDR Seansından Sonra Neler Olabilir?
Seans sonrasında çalışılan konuyla ilişkili yeni düşünceler, rüyalar, duygular veya anılar ortaya çıkabilir. Bazı kişiler rahatlama hissederken bazıları geçici bir yorgunluk veya duygusal hassasiyet yaşayabilir.
Danışanın fark ettiği değişiklikleri not etmesi, bir sonraki görüşmedeki yeniden değerlendirme sürecine katkı sağlayabilir. Yoğun veya yönetilmesi güç bir tepki ortaya çıktığında uygulayıcıyla iletişim kurulması ve gerektiğinde uygun destek alınması önemlidir.
EMDR’de Etik İlkeler
EMDR uygulamalarında bilgilendirilmiş onam, gizlilik, mesleki yetkinlik, danışan güvenliği ve bilimsel sınırların korunması temel etik ilkeler arasında yer alır.
Bilgilendirilmiş Onam
Danışana yaklaşımın genel özellikleri, uygulanacak yöntemler, olası duygusal tepkiler, alternatif seçenekler ve süreci durdurma hakkı açıklanmalıdır.
Gizlilik
Danışanın yaşam öyküsü, travmatik deneyimleri ve terapi kayıtları kişisel veri niteliğindedir. Bu bilgilerin korunması ve paylaşılması ilgili etik ilkeler ve yürürlükteki düzenlemeler doğrultusunda gerçekleştirilmelidir.
Mesleki Yetkinlik
EMDR’nin sekiz aşamasını ve çift yönlü uyarım yöntemlerini teorik olarak bilmek, tek başına her danışanla psikoterapi yürütebilme yetkinliği oluşturmaz. Uygulayıcının temel ruh sağlığı eğitimi, klinik değerlendirme becerisi, EMDR eğitimi, vaka deneyimi ve gerekli durumlarda süpervizyon desteği önemlidir.
Danışan Güvenliği
Yeniden işleme çalışmalarından önce danışanın güvenliği, mevcut riskleri ve duygusal düzenleme kapasitesi değerlendirilmelidir. Kişinin hazır olmadığı travmatik materyalle çalışmaya zorlanmaması gerekir.
EMDR Eğitimi Neden Önemlidir?
EMDR, yalnızca belirli yönlere hareket eden bir nesnenin takip edilmesiyle uygulanabilen basit bir teknik değildir. Kuramsal modelin, vaka kavramsallaştırmasının, sekiz aşamalı protokolün ve güvenli uygulama sınırlarının anlaşılması gerekir.
EMDR eğitimi şu alanlardaki bilgi ve farkındalığı destekleyebilir:
- EMDR’nin tarihçesini ve kuramsal temelini tanımak
- Adaptif Bilgi İşleme Modeli’ni anlamak
- Travmatik anıların bileşenlerini değerlendirmek
- Geçmiş anılar, güncel tetikleyiciler ve gelecek senaryoları arasında bağlantı kurmak
- Sekiz aşamalı EMDR protokolünü öğrenmek
- Danışanı yeniden işleme sürecine hazırlamak
- Kaynak geliştirme ve stabilizasyon çalışmalarını tanımak
- Olumsuz ve olumlu bilişleri değerlendirmek
- Bilateral uyarım yöntemlerini anlamak
- Seans içindeki değişimleri sistemli biçimde izlemek
- Çocuk, ergen ve yetişkin uygulamalarındaki farklılıkları tanımak
- Etik ve mesleki yetkinlik sınırlarını gözetmek
EMDR Sertifika Programının Kapsamı
EMDR Sertifika Programı; travmatik deneyimler, olumsuz yaşam olayları ve duygusal güçlüklerin değerlendirilmesine yönelik teorik ve mesleki bilgi kazandırmayı amaçlamaktadır. Resmî program açıklamasında EMDR’nin tarihçesi, bilimsel temelleri, Adaptif Bilgi İşleme Modeli ve psikoterapi alanındaki yerinin ele alındığı belirtilmektedir.
Program kapsamında şu başlıklar yer almaktadır:
- EMDR yaklaşımının temel kavramları
- EMDR’nin tarihçesi ve bilimsel temelleri
- Travma kavramı
- Bilgi işleme yaklaşımı
- Adaptif Bilgi İşleme Modeli
- EMDR’nin temel prensipleri
- Sekiz aşamalı EMDR protokolü
- Danışan değerlendirme süreçleri
- Vaka kavramsallaştırma yöntemleri
- Hedef belirleme çalışmaları
- Kaynak geliştirme teknikleri
- Yeniden işleme süreçleri
- Çocuk, ergen ve yetişkinlerle çalışmalar
- Travma sonrası stres belirtileri
- Kaygı, fobi ve yas süreçleri
- Performans geliştirme alanları
Resmî program sayfasında eğitimin ilgili alanda çalışan profesyonellere, ilgili alanlardan mezun bireylere ve ilgili alanda eğitimine devam eden öğrencilere açık olduğu belirtilmektedir. Program yalnızca sertifikalandırma hizmeti sunmakta ve mesleki gelişim amacı taşımaktadır.
Çevrim İçi Eğitim ve Sertifika Süreci
Resmî program bilgilerine göre eğitim tamamen çevrim içi yürütülmekte ve içeriklere 7/24 erişilebilmektedir. Katılımcılara eğitim videolarını ve sınav sürecini tamamlamaları için toplam 60 günlük erişim süresi tanınmaktadır. Videoların tamamlanmasının ardından sınav modülü aktif hâle gelmektedir.
Program sayfasında sertifikanın üniversite onaylı ve e-Devlet üzerinden sorgulanabilir olduğu belirtilmektedir. Bununla birlikte program, sayfadaki güncel duruma göre ön kayıt aşamasındadır. Program açıldığında ön kayıt oluşturan adaylara SMS yoluyla bilgilendirme yapılacağı ifade edilmektedir.
Sertifika kişisel ve mesleki gelişimi destekleyen bir belgedir. Tek başına psikoterapi uygulama, klinik tanı koyma veya kişinin temel mesleki yetkinlik sınırlarının dışında sağlık hizmeti sunma yetkisi kazandırmaz.
Programın sağlayacağı kazanımlar yalnızca resmî program sayfasında belirtilen bilgiler doğrultusunda değerlendirilmelidir.
Sık Sorulan Sorular
EMDR ne demektir?
EMDR, Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme anlamına gelen yapılandırılmış bir psikoterapi yaklaşımıdır.
EMDR yalnızca göz hareketlerinden mi oluşur?
Hayır. Göz hareketleri EMDR’de kullanılabilen çift yönlü uyarım yöntemlerinden biridir. EMDR ayrıca danışan öyküsü, hazırlık, değerlendirme, yeniden işleme, yerleştirme, beden tarama, kapanış ve yeniden değerlendirme aşamalarını içerir.
EMDR anıları siler mi?
Hayır. EMDR’nin amacı anıyı silmek veya kişiye yaşadığı olayı unutturmak değildir. Hedef, anının bugünkü yaşam üzerindeki rahatsız edici etkisinin azaltılması ve daha uyumlu biçimde işlenmesidir.
EMDR’nin sekiz aşaması nelerdir?
Danışan öyküsü ve terapi planlaması, hazırlık, değerlendirme, duyarsızlaştırma, yerleştirme, beden tarama, kapanış ve yeniden değerlendirme EMDR’nin sekiz aşamasıdır.
Bilateral uyarım nedir?
Bilateral uyarım, dikkatin dönüşümlü biçimde iki tarafa yönlendirilmesidir. Göz hareketleri, dönüşümlü işitsel uyaranlar veya uygun koşullarda dokunsal uyarımlar kullanılabilir.
EMDR’de olayı ayrıntılı biçimde anlatmak zorunlu mudur?
Her durumda olayın bütün ayrıntılarının uzun biçimde anlatılması gerekmeyebilir. Ancak terapistin güvenli bir değerlendirme ve terapi planı oluşturabilmesi için gerekli bilgileri edinmesi gerekir.
EMDR çocuklarda uygulanabilir mi?
EMDR çalışmaları çocukların yaşına, gelişim düzeyine ve ihtiyaçlarına göre uyarlanabilir. Oyun, resim, hikâye ve yaşa uygun çift yönlü uyarım yöntemlerinden yararlanılabilir.
EMDR seansından sonra yorgunluk olabilir mi?
Bazı kişiler seans sonrasında geçici yorgunluk, duygusal hassasiyet, yeni anılar veya rüyalar fark edebilir. Yoğun ya da yönetilmesi güç tepkilerde uygulayıcıyla iletişim kurulmalıdır.
EMDR herkes için uygun mudur?
Hayır. EMDR’nin uygunluğu kişinin ihtiyaçları, mevcut belirtileri, güvenliği, duygusal düzenleme kapasitesi ve klinik değerlendirme doğrultusunda belirlenmelidir.
EMDR sertifikası alan herkes terapi uygulayabilir mi?
Hayır. Bir sertifika programını tamamlamak, kişinin temel mesleğinden ve yürürlükteki düzenlemelerden bağımsız psikoterapi uygulama yetkisi oluşturmaz. Klinik uygulama; temel eğitim, mesleki yetki, deneyim ve süpervizyonla birlikte değerlendirilmelidir.
EMDR programı tamamen çevrim içi midir?
Resmî program sayfasında eğitim sürecinin tamamen çevrim içi yürütüldüğü ve içeriklere 7/24 erişim sağlandığı belirtilmektedir.
EMDR programı şu anda kayıt alıyor mu?
Resmî sayfadaki güncel bilgiye göre program ön kayıt aşamasındadır. Program açıldığı takdirde ön kayıt oluşturan adaylara SMS ile bilgilendirme yapılmaktadır.
Güncel program bilgilerine nereden ulaşılabilir?
Eğitim kapsamı, katılım koşulları, ön kayıt, sınav ve sertifika ayrıntıları için EMDR (Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme) Sertifika Programı sayfası incelenebilir.
Sonuç
EMDR, zorlayıcı yaşam deneyimleriyle bağlantılı anıların, olumsuz inançların, duyguların ve bedensel tepkilerin yapılandırılmış bir psikoterapi sürecinde ele alınmasını sağlayan bir yaklaşımdır. Adaptif Bilgi İşleme Modeli ve sekiz aşamalı protokol, yaklaşımın temel çerçevesini oluşturur.
EMDR yalnızca göz hareketleri uygulanmasından ibaret değildir. Güvenli bir terapi süreci için danışanın kapsamlı biçimde değerlendirilmesi, çalışmaya hazırlanması, uygun hedeflerin seçilmesi, yeniden işleme sürecinin izlenmesi ve seansın dengeli biçimde tamamlanması gerekir.
EMDR’nin kuramsal temelleri, sekiz aşamalı protokolü, vaka kavramsallaştırma, kaynak geliştirme ve yeniden işleme süreçleri hakkında ayrıntılı bilgi edinmek için EMDR Sertifika Programı sayfasını inceleyebilirsiniz.