Üstün Zekalı Öğrencilerin Sosyal Dışlanmaya Karşı Korunması
Üstün zekalı öğrenciler, akademik başarıları ve farklı düşünme biçimleriyle öne çıkmalarına rağmen, bu özellikleri nedeniyle zaman zaman yaşıtları tarafından anlaşılmakta güçlük çekebilirler. Bu durum, öğrencilerin sosyal ortamlarda dışlanmalarına ya da yalnız hissetmelerine neden olabilir. Sosyal dışlanma, üstün zekalı öğrencilerin duygusal gelişimlerini olumsuz etkileyen önemli bir sorundur ve bu konuda koruyucu yaklaşımlar geliştirmek son derece gereklidir.
Üstün zekalı çocuklar, sıradan akranlarına göre farklı ilgi alanlarına, derin sorgulama becerilerine ve yoğun merak duygusuna sahiptir. Ancak bu farklılıklar, bazı durumlarda “farklı” ya da “uyumsuz” olarak algılanabilir. Grup oyunlarında veya sınıf içi etkinliklerde kendilerini dışlanmış hissedebilirler. Bu tür deneyimler, çocuğun içe kapanmasına, özgüven kaybına veya okuldan uzaklaşmasına yol açabilir.
Bu riski azaltmak için, öncelikle öğretmenlerin bu çocukların farklılıklarını anlaması ve sınıf ortamında kapsayıcı bir yaklaşım benimsemesi gerekir. Grup çalışmaları sırasında denge sağlamak, empati temelli etkinliklerle sınıfın sosyal farkındalığını artırmak ve herkesin katkısının değerli olduğunu göstermek önemlidir. Ayrıca rehberlik servisleriyle iş birliği yaparak, sosyal becerileri destekleyici bireysel ya da grup çalışmalarına yer verilmelidir.
Aileler de çocuklarının sosyal yaşantısını yakından gözlemlemeli ve gerektiğinde okul ile iletişim halinde olmalıdır. Sosyal kulüpler, ilgi alanlarına yönelik atölyeler ve akran destek grupları, bu öğrencilerin hem kendilerini ifade etmelerini hem de aidiyet hissi geliştirmelerini sağlar.