Çocukla İlk Görüşmede Pozitif Pekiştireçlerin Kullanımı
Çocukla ilk görüşme, terapötik ilişkinin temelinin atıldığı, güven ve kabul ortamının oluşturulmaya çalışıldığı önemli bir süreçtir. Bu ilk temas, çocuğun terapiye dair tutumunu ve katılım düzeyini büyük ölçüde etkiler. Bu noktada pozitif pekiştireçlerin kullanımı, çocukla etkili bir bağ kurmak ve olumlu davranışları desteklemek açısından kritik bir rol oynar. Pozitif pekiştireçler, çocuğun istenilen bir davranışı sergiledikten sonra verilen ödül, ilgi veya olumlu geri bildirimlerdir. Bu yöntem, çocuğun özgüvenini artırırken terapi ortamında kendini değerli ve kabul edilmiş hissetmesini sağlar.
İlk görüşmede çocuk, ortamı tanımaya ve terapisti anlamaya çalışırken aynı zamanda yeni ve bilinmez bir sürecin içinde olduğu için doğal olarak kaygılı olabilir. Terapistin çocuğun küçük adımlarını bile fark ederek sözel övgü, mimik, oyun içi destek ya da sembolik ödüllerle pekiştirmesi, çocuğun bu yeni ortama daha kolay uyum sağlamasına yardımcı olur. Örneğin, “Bu düşünceni paylaştığın için teşekkür ederim.” ya da “Çok güzel ifade ettin.” gibi ifadeler, çocuğun duyulduğunu ve takdir edildiğini hissetmesini sağlar. Bu da ilerleyen seanslarda daha açık ve gönüllü bir katılımın önünü açar.
Pozitif pekiştireçlerin etkili olabilmesi için çocuğun yaşına, gelişim düzeyine ve ilgi alanlarına uygun olarak seçilmesi önemlidir. Aynı zamanda samimi ve içten bir şekilde sunulmalıdır; yapay ya da abartılı övgüler çocuk tarafından fark edilebilir ve güven duygusunu zedeleyebilir. İlk görüşmede kullanılan pozitif pekiştireçler, sadece anlık bir etki yaratmaz, aynı zamanda çocuğun terapiye yönelik olumlu bir tutum geliştirmesini sağlar ve terapi sürecine sağlam bir başlangıç yapılmasına olanak tanır.