Araştırma Problemi Nasıl Tanımlanır? Adım Adım Rehber
Sosyal Bilimlerde Araştırma Problemi Nasıl Tanımlanır?
Araştırma problemi; incelenecek toplumsal olguyu, mevcut bilgi birikimindeki eksikliği ve araştırmanın cevap aradığı temel meseleyi açık biçimde ortaya koyan ifadedir. Güçlü bir problem tanımı yalnızca bir konuyu belirtmez; hangi durumun, kimler açısından, hangi bağlamda ve neden araştırılması gerektiğini açıklar. Bu nedenle araştırma problemi nasıl tanımlanır sorusunun yanıtı; konuyu sınırlandırmak, ilgili literatürü incelemek, araştırma boşluğunu belirlemek ve ölçülebilir ya da derinlemesine incelenebilir sorular geliştirmekten geçer.
Sosyal bilimlerde bu süreç, geniş bir ilgi alanını bilimsel olarak araştırılabilir bir yapıya dönüştürür. Sistematik bir yöntem geliştirmek isteyenler, sosyal bilimlerde bilimsel araştırma problemi tanımlama eğitimi kapsamında konu seçimi, literatür incelemesi, araştırma boşluğu ve problem cümlesi arasındaki ilişkiyi bütüncül biçimde değerlendirebilir.
Araştırma Problemi Nedir?
Araştırma problemi, bilimsel çalışmanın çözmeye, açıklamaya, anlamaya veya betimlemeye yöneldiği temel meseledir. Bir sosyal olgunun yalnızca var olduğunu söylemek problem tanımı için yeterli değildir. Araştırmacının söz konusu olguda hangi belirsizliği, ilişkiyi, farklılığı, deneyimi ya da bilgi eksikliğini inceleyeceğini göstermesi gerekir.
Örneğin “üniversite öğrencilerinde sosyal medya kullanımı” geniş bir araştırma konusudur. “Üniversite öğrencilerinin yoğun sosyal medya kullanımının akademik erteleme davranışıyla ilişkisinin yeterince açıklanmamış olması” ise araştırılabilir bir probleme daha yakındır. İkinci ifade; hedef grubu, incelenecek değişkenleri ve araştırmayı gerekli kılan bilgi ihtiyacını görünür hâle getirir.
Bilimsel araştırma problemi çoğunlukla şu unsurların kesişiminde oluşur:
- İncelenmeye değer bir toplumsal olgu veya durum,
- Mevcut araştırmalarda görülen eksiklik, çelişki ya da belirsizlik,
- Belirli bir evren, grup, kurum veya toplumsal bağlam,
- Açıklanması, karşılaştırılması veya anlaşılması gereken bir ilişki,
- Araştırmanın sağlayabileceği bilimsel ya da toplumsal katkı.
Konu, Problem, Amaç ve Araştırma Sorusu Arasındaki Farklar
Araştırma tasarımında en sık karşılaşılan güçlüklerden biri konu, problem, amaç ve araştırma sorusunun birbirinin yerine kullanılmasıdır. Oysa bu kavramların her biri farklı bir işlev üstlenir.
| Kavram | Temel İşlevi | Örnek |
|---|---|---|
| Araştırma konusu | Çalışmanın genel ilgi alanını belirtir. | Uzaktan çalışma ve çalışan bağlılığı |
| Araştırma problemi | Bilgi eksikliğini, belirsizliği veya açıklanması gereken durumu tanımlar. | Uzaktan çalışmanın yeni işe başlayanların kurumsal bağlılığı üzerindeki etkisinin yeterince açıklanmamış olması |
| Araştırmanın amacı | Çalışmanın neyi ortaya koymak istediğini açıklar. | Uzaktan çalışma sıklığı ile kurumsal bağlılık arasındaki ilişkiyi incelemek |
| Araştırma sorusu | Problemden hareketle cevaplanacak soruyu belirtir. | Uzaktan çalışma sıklığı, yeni işe başlayanların kurumsal bağlılığını nasıl etkilemektedir? |
| Hipotez | Sınanabilir bir ilişki veya fark beklentisi ortaya koyar. | Uzaktan çalışma sıklığı arttıkça kurumsal bağlılık azalmaktadır. |
Bu yapı doğrusal bir mantıkla ilerler: Araştırmacı önce alanı belirler, literatürü inceler, bilgi ihtiyacını problem olarak tanımlar, amacını açıklar ve ardından bu amacı araştırma sorularına dönüştürür. Nicel çalışmalarda uygun olması hâlinde hipotezler de bu sorulardan türetilir.
Araştırma Problemi Nasıl Tanımlanır?
Araştırma problemini tanımlamak, tek cümlelik bir metin yazmaktan daha kapsamlıdır. Süreç; gözlem, kaynak incelemesi, eleştirel değerlendirme ve sınırlandırma aşamalarından oluşur. Aşağıdaki adımlar, geniş bir konudan savunulabilir bir problem cümlesine ulaşmayı kolaylaştırır.
1. Genel İlgi Alanını Belirleyin
İlk aşamada araştırmacı, çalışmak istediği genel alanı seçer. Eğitimde fırsat eşitliği, dijital bağımlılık, göç, tüketici davranışları veya çalışan motivasyonu bu alanlara örnek gösterilebilir. Seçilen alanın araştırmacının akademik ilgisiyle, erişebileceği kaynaklarla ve çalışmanın kapsamıyla uyumlu olması önemlidir.
Henüz bu aşamada ayrıntılı bir başlık belirlemek gerekmez. Amaç, araştırmacının uzun süre odaklanabileceği ve bilimsel olarak anlamlı bulduğu bir alanı seçmesidir. Bununla birlikte “eğitim”, “iletişim” veya “iş yaşamı” gibi çok geniş ifadeler araştırma problemi değildir; yalnızca başlangıç noktasıdır.
2. Ön Okuma Yaparak Alanı Tanıyın
Problem belirleme süreci literatürden bağımsız yürütülemez. Ön okuma sırasında temel kavramlar, öne çıkan kuramlar, sık kullanılan yöntemler ve mevcut araştırma sonuçları incelenmelidir. Güncel makalelerin tartışma, sınırlılık ve gelecek araştırma önerileri bölümleri, henüz yeterince ele alınmamış soruları fark etmek açısından özellikle değerlidir.
Kaynak bulma, veri tabanlarını etkili kullanma ve anahtar kelime kombinasyonları oluşturma becerileri için literatür tarama ve bilimsel kaynaklara ulaşma stratejileri hakkında bilgi edinmek yararlı olabilir. Sistematik bir ön okuma, daha önce kapsamlı biçimde cevaplanmış bir soruyu farkında olmadan yeniden sorma riskini azaltır.
3. Araştırma Boşluğunu Belirleyin
Araştırma boşluğu, literatürde hiç çalışma bulunmaması anlamına gelmek zorunda değildir. Bir konu çok sayıda araştırmada incelenmiş olsa bile belirli gruplar, dönemler, bağlamlar veya değişkenler açısından açıklanmamış yönler taşıyabilir.
Sosyal bilimlerde karşılaşılabilecek başlıca araştırma boşlukları şunlardır:
- Bilgi boşluğu: Belirli bir konuda yeterli bilimsel bulgunun bulunmaması.
- Bağlam boşluğu: Bir ilişkinin farklı ülkelerde veya kurumlarda incelenmesine rağmen belirli bir bağlamda ele alınmamış olması.
- Örneklem boşluğu: Araştırmaların belirli yaş, meslek veya toplumsal gruplara odaklanması.
- Yöntemsel boşluk: Konunun çoğunlukla tek bir araştırma yaklaşımıyla incelenmiş olması.
- Kuramsal boşluk: Olgunun belirli bir kuramsal çerçeveyle yeterince açıklanmamış olması.
- Çelişkili bulgular: Önceki çalışmaların aynı konuda farklı sonuçlara ulaşması.
- Zamansal boşluk: Toplumsal veya teknolojik değişimler nedeniyle eski bulguların güncel durumu açıklamakta yetersiz kalması.
Her farklılık bilimsel bir boşluk değildir. Araştırmacı, belirlediği boşluğun neden önemli olduğunu ve yeni çalışmanın hangi bilgiyi üreteceğini açıkça gerekçelendirmelidir.
4. Problemi Belirli Bir Bağlamda Sınırlandırın
Geniş problemler, hem veri toplamayı hem de sonuçları yorumlamayı zorlaştırır. Bu nedenle araştırma problemi; hedef grup, yer, zaman, kurum türü, temel kavramlar ve araştırma yaklaşımı bakımından sınırlandırılmalıdır.
Örneğin “dijitalleşmenin gençler üzerindeki etkileri” ifadesi çok geniştir. Bu konu aşağıdaki unsurlarla daha araştırılabilir hâle getirilebilir:
- Hedef grup: Üniversite birinci sınıf öğrencileri,
- Bağlam: Uzaktan ve yüz yüze eğitimin birlikte yürütüldüğü programlar,
- Temel kavramlar: Dijital ders materyali kullanımı ve akademik katılım,
- Zaman: Belirli bir akademik dönem,
- İncelenecek durum: Kullanım biçimleri ile derse katılım arasındaki ilişki.
Sınırlandırma, çalışmanın önemini azaltmaz. Aksine araştırmacının daha açık sorular sormasını, uygun veri toplamasını ve ulaştığı sonuçların hangi koşullarda geçerli olduğunu göstermesini sağlar.
5. Temel Kavramları Açıklayın
Problem cümlesinde kullanılan kavramların anlamı belirsiz olmamalıdır. “Başarı”, “memnuniyet”, “katılım”, “bağlılık” veya “sosyal destek” gibi kavramlar farklı araştırmalarda farklı şekillerde tanımlanabilir. Araştırmacı, kavramları hangi kuramsal çerçevede ele aldığını ve araştırma kapsamında nasıl gözlemleyeceğini açıklamalıdır.
Nicel araştırmalarda bu süreç değişkenlerin operasyonel olarak tanımlanmasını gerektirir. Nitel araştırmalarda ise kavramların katılımcı deneyimleri ve araştırma bağlamıyla ilişkisi öne çıkar. Her iki yaklaşımda da kavramsal açıklık, problem ile veri arasında tutarlı bir bağ kurulmasını sağlar.
6. Problemin Önemini Gerekçelendirin
İyi bir problem tanımı “Bu araştırma neden yapılmalı?” sorusuna yanıt verir. Gerekçe yalnızca konunun güncel veya ilgi çekici olduğunu söylemekten ibaret olmamalıdır. Çalışmanın mevcut bilgi birikimine, kuramsal tartışmalara, kurumsal karar süreçlerine veya toplumsal sorunların anlaşılmasına sağlayabileceği katkı açıklanmalıdır.
Gerekçe oluştururken abartılı yenilik iddialarından kaçınılmalıdır. “Bu konu daha önce hiç araştırılmamıştır” ifadesi ancak kapsamlı bir taramayla doğrulanabiliyorsa kullanılmalıdır. Daha ölçülü ve savunulabilir bir anlatım için “Belirli örneklemde sınırlı sayıda çalışma bulunmaktadır” veya “Mevcut bulgular arasında tutarsızlık görülmektedir” gibi ifadeler tercih edilebilir.
7. Açık Bir Problem Cümlesi Yazın
Problem cümlesi, literatürden elde edilen gerekçeyi araştırılacak meseleyle birleştirir. Her çalışma için geçerli tek bir şablon bulunmasa da aşağıdaki yapı başlangıç noktası olarak kullanılabilir:
“Mevcut çalışmalar [bilinen durumu] göstermesine rağmen, [belirli grup veya bağlamda] [incelenecek ilişki, deneyim ya da sürece] ilişkin bilgi sınırlıdır. Bu eksiklik, [bilimsel veya toplumsal sonuç] bakımından araştırılması gereken bir problem oluşturmaktadır.”
Örneğin: “Mevcut çalışmalar uzaktan çalışmanın çalışan memnuniyetiyle ilişkili olduğunu göstermesine rağmen, mesleğe yeni başlayan çalışanların kurumsal aidiyet geliştirme deneyimlerine ilişkin bilgi sınırlıdır. Bu durum, uzaktan çalışma düzeninde aidiyetin hangi etkileşimler aracılığıyla oluştuğunun incelenmesini gerekli kılmaktadır.”
Güçlü Bir Araştırma Probleminin Özellikleri
Bilimsel açıdan güçlü bir problem, yalnızca iyi yazılmış bir cümle değildir. Araştırmanın kaynakları, yöntemi ve etik sınırları içinde incelenebilir olması gerekir. Problem tanımı aşağıdaki ölçütlerle değerlendirilebilir:
- Açıklık: İncelenecek mesele kolayca anlaşılabilmelidir.
- Özgüllük: Hedef grup, bağlam ve temel kavramlar yeterince belirgin olmalıdır.
- Araştırılabilirlik: Probleme gözlem, görüşme, belge veya ölçüm gibi bilimsel yollarla yaklaşılabilmelidir.
- Önem: Problem, anlamlı bir bilgi ihtiyacına dayanmalıdır.
- Özgün katkı: Çalışmanın literatüre hangi açıdan katkı sağlayacağı gösterilmelidir.
- Yapılabilirlik: Çalışma zaman, veri, erişim ve kaynak sınırları içinde tamamlanabilmelidir.
- Etik uygunluk: Katılımcı hakları ve araştırma etiği ilkeleri gözetilmelidir.
- Yöntemle uyum: Problem, seçilecek araştırma deseni ve analiz yaklaşımıyla incelenebilir olmalıdır.
Nitel ve Nicel Araştırmalarda Problem Tanımı
Araştırma probleminin ifade edilişi, benimsenen yönteme göre farklılaşabilir. Nicel araştırmalar çoğunlukla değişkenler arasındaki ilişkilere, farklara veya yordayıcı etkilere odaklanır. Nitel araştırmalar ise insanların deneyimlerini, anlamlandırma biçimlerini ve sosyal süreçleri kendi bağlamı içinde anlamayı amaçlar.
Nicel Araştırma Problemi Örneği
“Üniversite öğrencilerinin algıladıkları sosyal destek ile akademik tükenmişlik düzeyleri arasındaki ilişkinin ve bu ilişkinin sınıf düzeyine göre farklılaşıp farklılaşmadığının yeterince açıklanmamış olması.”
Bu problemde değişkenler ve incelenecek ilişki belirgindir. Veri toplandıktan sonra istatistiksel çözümleme yapılması planlanıyorsa araştırma soruları ile analiz teknikleri başlangıçtan itibaren uyumlu kurulmalıdır. Bu aşamada SPSS ile nicel veri analizi veya temel düzey R çalışmaları üzerine edinilen yöntem bilgisi, problemin ölçülebilir değişkenlere dönüştürülmesine yardımcı olabilir.
Nitel Araştırma Problemi Örneği
“İlk kez uzaktan çalışan genç yetişkinlerin iş ve özel yaşam sınırlarını nasıl kurduklarına ve bu süreci nasıl anlamlandırdıklarına ilişkin bağlama duyarlı bilginin sınırlı olması.”
Bu problem, değişkenler arasındaki istatistiksel ilişki yerine katılımcıların deneyimlerine yönelir. Dolayısıyla problem cümlesinde “nasıl”, “hangi deneyimler aracılığıyla” ve “ne şekilde anlamlandırıldığı” gibi keşfedici ifadeler kullanılabilir.
Karma yöntemde ise nicel eğilimler ile bu eğilimlerin arkasındaki deneyimler birlikte incelenebilir. Ancak iki yaklaşımı bir araya getirmek, problemin gerektirmediği ölçüde kapsamı büyütmemelidir.
Problem Cümlesinden Araştırma Sorularına Geçiş
Araştırma soruları, problemin hangi boyutlarının cevaplanacağını gösterir. Her soru doğrudan problemle bağlantılı olmalı; veri toplanarak cevaplanabilmeli ve araştırmanın kapsamını aşmamalıdır.
İyi bir araştırma sorusu:
- Tek ve anlaşılır bir meseleye odaklanır.
- “Evet” veya “hayır” yanıtıyla sınırlı kalmaz.
- Yönlendirici ve değer yargısı taşıyan ifadelerden kaçınır.
- Problemde tanımlanmayan yeni kavramları gelişigüzel eklemez.
- Seçilecek veri toplama ve analiz yöntemiyle cevaplanabilir.
Örneğin “Sosyal medya öğrenciler için zararlı mıdır?” sorusu hem değer yüklüdür hem de çok geniştir. Bunun yerine “Üniversite öğrencilerinin sosyal medya kullanım süreleri ile akademik erteleme düzeyleri arasında nasıl bir ilişki vardır?” sorusu daha açık ve incelenebilir bir yapı sunar.
Nitel bir araştırmada aynı alan “Üniversite öğrencileri sosyal medya kullanımının ders çalışma alışkanlıklarına etkisini nasıl deneyimlemektedir?” şeklinde sorulabilir. Burada seçilen yaklaşım, problemin hangi tür bilgiyle cevaplanmak istendiğini değiştirir.
Araştırma Sorusu ile Hipotez Arasındaki Fark
Araştırma sorusu bilgi edinmeye yönelik bir soru, hipotez ise belirli değişkenler arasındaki ilişkiye veya gruplar arasındaki farka yönelik sınanabilir bir beklentidir. Her araştırmada hipotez bulunması gerekmez. Özellikle keşfedici nitel çalışmalarda araştırma soruları yeterli olabilir.
Örneğin “Algılanan sosyal destek ile akademik tükenmişlik arasında ilişki var mıdır?” bir araştırma sorusudur. “Algılanan sosyal destek arttıkça akademik tükenmişlik azalmaktadır” ifadesi ise yönlü bir hipotezdir. Hipotezin kişisel tahmine değil, kurama ve önceki araştırma bulgularına dayanması gerekir.
Araştırma Amacı Problemle Nasıl Uyumlu Yazılır?
Araştırmanın amacı, problem karşısında çalışmanın ne yapacağını belirtir. Problem bilgi eksikliğini ortaya koyarken amaç, bu eksikliğin hangi işlemle ele alınacağını açıklar. Amaç cümlesinde “incelemek”, “belirlemek”, “karşılaştırmak”, “açıklamak”, “anlamak” veya “değerlendirmek” gibi araştırma eylemlerine yer verilebilir.
Örneğin problem, uzaktan çalışanların aidiyet deneyimlerine ilişkin bilginin sınırlı olmasıysa amaç “Uzaktan çalışan genç yetişkinlerin kurumsal aidiyet geliştirme deneyimlerini incelemek” olabilir. Araştırmanın amacı ile problem farklı konulara yöneliyorsa tasarımda bütünlük sağlanamaz.
Bu uyumu tez ölçeğinde kurmak isteyen araştırmacılar için tez ve tez yazımı sürecine ilişkin kapsamlı içerikler; problem, amaç, yöntem ve bölüm yapısı arasındaki bağlantıyı değerlendirmeye yardımcı olabilir.
Kapsam, Sınırlılık ve Varsayım Birbirinden Nasıl Ayrılır?
Araştırma problemi tanımlanırken çalışmanın sınırlarını gösteren kavramların doğru kullanılması gerekir:
- Kapsam: Araştırmacının çalışmaya bilinçli olarak dâhil ettiği konu, grup, dönem ve değişkenlerdir.
- Sınırlılık: Araştırmanın sonuçlarını etkileyebilen fakat araştırmacının bütünüyle ortadan kaldıramadığı koşullardır.
- Varsayım: Araştırmanın yürütülebilmesi için doğru kabul edilen, makul ancak her zaman doğrudan sınanmayan kabullerdir.
Örneğin yalnızca belirli bir üniversitedeki öğrencilerin araştırmaya dâhil edilmesi kapsam tercihidir. Katılımcıların öz bildirimlerinin gerçeği her yönüyle yansıtmayabilmesi bir sınırlılık olabilir. Katılımcıların soruları samimiyetle yanıtladığının kabul edilmesi ise varsayım olarak ele alınabilir.
Araştırma Problemi Belirlerken Etik Boyut
Bir problemin bilimsel olarak ilgi çekici olması, etik açıdan doğrudan uygun olduğu anlamına gelmez. Hassas gruplarla çalışmak, özel nitelikli veriler toplamak veya katılımcılarda psikolojik rahatsızlık oluşturabilecek konuları ele almak ek önlemler gerektirir.
Problem belirleme aşamasında gönüllü katılım, aydınlatılmış onam, mahremiyet, veri güvenliği, olası yarar ve zarar dengesi düşünülmelidir. Özellikle sosyal araştırmaların özgün etik sorunlarını değerlendirmek için sosyal bilimlerde araştırma etiği yaklaşımından yararlanılabilir. Bilimsel dürüstlük, sorumlu araştırma davranışı ve etik karar verme konuları içinse araştırma etiğinin temel ilkeleri incelenebilir.
Geniş Bir Konuyu Araştırma Problemine Dönüştürme Örnekleri
Örnek 1: Sosyal Medya
Geniş konu: Sosyal medya kullanımı
Sınırlandırılmış konu: Üniversite öğrencilerinde sosyal medya kullanımı ve akademik erteleme
Araştırma boşluğu: Kullanım süresinin yanı sıra kullanım amacının erteleme davranışıyla ilişkisinin yeterince açıklanmamış olması
Problem: Üniversite öğrencilerinin sosyal medyayı kullanım amaçları ile akademik erteleme davranışları arasındaki ilişkinin belirsiz olması
Araştırma sorusu: Üniversite öğrencilerinin sosyal medyayı kullanım amaçları, akademik erteleme düzeylerini nasıl yordamaktadır?
Örnek 2: Uzaktan Çalışma
Geniş konu: Uzaktan çalışma
Sınırlandırılmış konu: Mesleğe yeni başlayanlarda uzaktan çalışma ve kurumsal aidiyet
Araştırma boşluğu: Yeni çalışanların aidiyet geliştirme deneyimlerine ilişkin bağlamsal bilginin sınırlı olması
Problem: Uzaktan çalışma düzeninde işe başlayanların çalışma arkadaşları ve kurumla bağ kurma süreçlerinin yeterince anlaşılmaması
Araştırma sorusu: Uzaktan çalışma düzeninde işe başlayan çalışanlar kurumsal aidiyet geliştirme süreçlerini nasıl deneyimlemektedir?
Örnek 3: Eğitimde Yapay Zekâ Araçları
Geniş konu: Eğitimde yapay zekâ kullanımı
Sınırlandırılmış konu: Lisans öğrencilerinin akademik yazmada üretken yapay zekâ kullanımı
Araştırma boşluğu: Öğrencilerin yardım alma ile akademik sorumluluk arasındaki sınırı nasıl yorumladıklarına ilişkin bilgi eksikliği
Problem: Lisans öğrencilerinin yapay zekâ destekli akademik yazmada etik sınırları nasıl değerlendirdiğinin yeterince bilinmemesi
Araştırma sorusu: Lisans öğrencileri, akademik yazma sürecinde üretken yapay zekâ kullanımının etik sınırlarını nasıl anlamlandırmaktadır?
Bu tür çalışmalarda kaynakların doğru gösterilmesi ve başkasına ait düşüncelerle araştırmacının katkısının ayrılması önem taşır. Akademik metin üretiminde intihalden kaçınma ve kaynak kullanma stratejileri, problemden raporlamaya kadar bütün araştırma sürecini destekleyen temel beceriler arasındadır.
Araştırma Problemi Tanımlarken Yapılan Yaygın Hatalar
Konuyu Problem Olarak Sunmak
“Genç işsizliği” veya “çocuklarda teknoloji kullanımı” gibi ifadeler araştırma alanını gösterir; ancak hangi bilgi eksikliğinin inceleneceğini açıklamaz. Konunun problem hâline gelebilmesi için bağlam, hedef grup ve araştırılacak belirsizlik belirtilmelidir.
Çok Geniş Bir Alan Seçmek
Bir araştırmada çok sayıda değişkeni, grubu ve bağlamı aynı anda ele almaya çalışmak odak kaybına neden olur. Daha dar fakat derinlemesine incelenebilecek bir problem, çoğu zaman daha güçlü sonuçlar üretir.
Çözümü Baştan Varsaymak
“Çalışan motivasyonunu artırmak için esnek çalışma zorunludur” gibi bir ifade araştırma probleminden çok önceden verilmiş bir hüküm niteliğindedir. Problem tanımı farklı sonuçlara açık olmalı ve araştırmanın bulgularını önceden belirlememelidir.
Literatüre Dayanmayan Özgünlük İddiası
Araştırmacının bir konuyla daha önce karşılaşmamış olması, konunun bilimsel literatürde incelenmediğini göstermez. Özgünlük iddiası kapsamlı ve güncel bir kaynak incelemesine dayanmalıdır.
Problem ile Yöntemi Uyumsuz Kurmak
Deneyimleri anlamaya yönelik bir problemi yalnızca kapalı uçlu ölçümlerle ele almak veya değişkenler arasındaki ilişkiyi inceleyen bir problem için uygun olmayan veriler toplamak araştırma tasarımını zayıflatır. Problem, veri toplama aracı ve analiz yaklaşımı birlikte düşünülmelidir.
Değer Yüklü ve Yönlendirici Dil Kullanmak
“Yanlış eğitim politikalarının öğrenciler üzerindeki olumsuz etkileri” gibi bir ifade hem değerlendirme içerir hem de sonucu baştan varsayar. Bunun yerine politikanın belirli çıktılarla ilişkisi tarafsız ve incelenebilir biçimde ifade edilmelidir.
Veriye Erişimi Göz Ardı Etmek
Bilimsel açıdan önemli görünen bir problem, hedef gruba veya gerekli belgelere erişilemiyorsa mevcut koşullarda yapılamayabilir. Veri erişimi, zaman ve analiz yeterliliği daha problem belirleme aşamasında değerlendirilmelidir.
Problem Tanımı İçin Kontrol Listesi
Problem cümlesini kesinleştirmeden önce aşağıdaki sorulara açık yanıtlar verilebilmelidir:
- Araştırmanın genel konusu nedir?
- Literatürde bu konu hakkında neler bilinmektedir?
- Hangi bilgi eksikliği, çelişki veya belirsizlik bulunmaktadır?
- Problem hangi kişi, grup, kurum ya da bağlamla ilgilidir?
- Temel kavramlar açık ve tutarlı biçimde tanımlanmış mıdır?
- Problemin araştırılması neden önemlidir?
- Gerekli verilere etik ve gerçekçi biçimde erişilebilir mi?
- Problem, seçilecek yöntemle incelenebilir mi?
- Amaç ve araştırma soruları problemden doğrudan türetilmiş midir?
- Çalışma mevcut zaman ve kaynaklarla tamamlanabilir mi?
Problem tanımlandıktan sonra veri çözümleme ve bulguları anlamlandırma aşamalarının da başlangıçtaki sorularla tutarlı ilerlemesi gerekir. Bu bütünlüğü geliştirmek için sosyal bilimlerde veri analizi ve raporlama yaklaşımı incelenebilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Araştırma problemi kaç cümle olmalıdır?
Problem tanımının zorunlu bir cümle sayısı yoktur. Özlü problem cümlesi tek veya birkaç cümleden oluşabilir; ancak araştırma metnindeki problem bölümü konunun arka planını, literatür boşluğunu, kapsamı ve önemi açıklayan daha geniş bir anlatım içerebilir.
Araştırma problemi soru şeklinde yazılabilir mi?
Araştırma problemi genellikle açıklayıcı ifadelerle ortaya konur; ardından araştırma soruları soru biçiminde yazılır. Bununla birlikte kurumların yazım kılavuzları farklı tercihler içerebilir. Temel ölçüt, problemin ve cevap aranacak soruların birbirinden ayırt edilebilmesidir.
Her araştırma probleminde değişken bulunur mu?
Hayır. Nicel araştırmalarda değişkenler çoğunlukla açık biçimde tanımlanır. Nitel araştırmalarda ise deneyim, anlam, algı, etkileşim veya süreç gibi olgular merkeze alınabilir. Bu çalışmalarda değişkenler arası ilişki kurmak zorunlu değildir.
Araştırma problemi ile problem cümlesi aynı şey midir?
Tam olarak aynı değildir. Araştırma problemi, bilimsel olarak incelenen meselenin bütünüdür. Problem cümlesi ise bu meselenin kısa, açık ve odaklanmış biçimde ifade edilmesidir.
Literatürde çalışma yoksa iyi bir problem bulunmuş olur mu?
Her zaman değil. Çalışma bulunmaması konunun yeni olmasından kaynaklanabileceği gibi yeterince anlamlı, araştırılabilir veya veri açısından erişilebilir olmamasından da kaynaklanabilir. Boşluğun bilimsel ve toplumsal önemi ayrıca gerekçelendirilmelidir.
Problem tanımı araştırma sürecinde değiştirilebilir mi?
Evet. Ön okuma, danışman geri bildirimi, saha erişimi veya yöntem değerlendirmesi sonucunda problem daraltılabilir ve daha açık hâle getirilebilir. Ancak veri toplama başladıktan sonra yapılan temel değişiklikler araştırma tasarımının bütününü etkileyebileceği için dikkatle yönetilmelidir.
Sonuç
Araştırma problemi nasıl tanımlanır sorusuna verilecek temel yanıt; geniş bir konuyu seçmek, literatürü eleştirel biçimde incelemek, anlamlı bir bilgi boşluğu belirlemek ve bu boşluğu araştırılabilir sınırlar içinde ifade etmektir. Problem cümlesi; araştırmanın amacı, soruları, yöntemi ve analiz planıyla doğrudan bağlantılı olmalıdır. Açık, önemli, etik ve yapılabilir bir problem tanımı, bilimsel çalışmanın bütün aşamalarına yön veren temel çerçeveyi oluşturur.
İstanbul Kent Üniversitesi bünyesinde sunulan Sosyal Bilimlerde Bilimsel Araştırma Problemi Tanımlama Sertifika Programı, literatürden hareketle araştırma alanı belirleme, somut araştırma soruları geliştirme ve seçilen konuda bilimsel problem oluşturma yaklaşımını sistemli biçimde ele almaktadır.